İpekkanat, çevreyle fazla ilgilenmiyor, sürekli çiçek tozu topluyordu. Çevreyle ilgilenmemesinin nedeni, kendini işe vermesi değildi. Kafası, Çekirge’nin sözleriyle meşguldü. Onun sözleri beyninde yankılanıyordu: “İnsanlar bu binada çocuklarını eğitiyorlar. İleriki yaşamlarında gerekli olduğuna inandıkları bilgileri veriyorlar…” Yani insanlar çocuklarını yaşama hazırlıyorlardı.
Peki, arılar neden yapmıyordu bunu?
Her arı doğuştan ne yapacağını biliyor ve sadece onu yapıyordu. Kısacası yaşamlarını çalışarak tüketiyorlardı. Bal üretiyorlar, ama ürettikleri bala bile sahip çıkamıyorlardı. Ürettikleri bala, insanların el koymasına, kovanı bir zorbanın ele geçirmesine engel olamıyor, asalak bir Kraliçe’yi besliyorlardı. Sonuçta ürettikleri o doyumsuz balı bile yiyemiyorlar, insanların sunduğu o berbat şekerli suyla ömürlerini tüketiyorlardı.
Doğa onlara çalışma ve bal üretme yeteneği vermişti. Ama bu yetenekten bal arıları değil, insanlar ve asalaklar yararlanıyordu. Onlara ise asalaklara bal üretecek yeni nesiller yetiştirmek kalıyordu.
Bu çok büyük bir haksızlıktı!
Kovana yeni gelecek arı nesli bu gerçekleri öğrenmeliydi. Kimin için çalıştığını, kimin için bal ürettiğini bilmeliydi. Yeni nesil bu gerçekleri bilerek yaşama atılırsa belki hakkına sahip çıkmanın yollarını da arardı!
İpekkanat, çevreyle fazla ilgilenmiyor, sürekli çiçek tozu topluyordu. Çevreyle ilgilenmemesinin nedeni, kendini işe vermesi değildi. Kafası, Çekirge’nin sözleriyle meşguldü. Onun sözleri beyninde yankılanıyordu: “İnsanlar bu binada çocuklarını eğitiyorlar. İleriki yaşamlarında gerekli olduğuna inandıkları bilgileri veriyorlar…” Yani insanlar çocuklarını yaşama hazırlıyorlardı.
Peki, arılar neden yapmıyordu bunu?
Her arı doğuştan ne yapacağını biliyor ve sadece onu yapıyordu. Kısacası yaşamlarını çalışarak tüketiyorlardı. Bal üretiyorlar, ama ürettikleri bala bile sahip çıkamıyorlardı. Ürettikleri bala, insanların el koymasına, kovanı bir zorbanın ele geçirmesine engel olamıyor, asalak bir Kraliçe’yi besliyorlardı. Sonuçta ürettikleri o doyumsuz balı bile yiyemiyorlar, insanların sunduğu o berbat şekerli suyla ömürlerini tüketiyorlardı.
Doğa onlara çalışma ve bal üretme yeteneği vermişti. Ama bu yetenekten bal arıları değil, insanlar ve asalaklar yararlanıyordu. Onlara ise asalaklara bal üretecek yeni nesiller yetiştirmek kalıyordu.
Bu çok büyük bir haksızlıktı!
Kovana yeni gelecek arı nesli bu gerçekleri öğrenmeliydi. Kimin için çalıştığını, kimin için bal ürettiğini bilmeliydi. Yeni nesil bu gerçekleri bilerek yaşama atılırsa belki hakkına sahip çıkmanın yollarını da arardı!
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,00 | 140,00 |