Gölgede Kalanlar I Zeytin Sızısı
İlk zeytin ağacının köküne dokunduklarında, incecik yaprakları, duygulu bir ses çıkarmaya başlamıştı sanki. Küçük bir uğultu yükseliyordu gökyüzüne. Bir insanın beli kalınlığındaki gövdesi, şahit olduğu yılların anılarını kaybetmemek ve inadına tutunabilmek için, bütün kökleriyle güçlü bir biçimde sarılıyordu kadim toprağına. Zeytin ağacı ile toprak birbirlerine sevdalılarmışçasına toprağa tutunuyor, iş makinası ise bu sevdalıları ayırmak için keskin dişlerini büyük bir hınçla geçiriyordu toprağın kara bağrına. Bu zeytin ağacının gölgesinde, kim bilir kaç işçi soluklanmış, azık açıp yemek yemiş, Ege’nin maviliğini seyretmişti doyasıya. Kaç at bağlanmıştı da hasat edilen zeytinler sırtlarına konulup zeytin fabrikalarına götürülmüştü. Kim bilir kaç aile peynir ve bakla ile öğle yemeği yemişti dallarının gölgesinde. Keşke dile gelse de anlatabilseydi yıllar boyu nelere şahit olduğunu… Bütün bu hatıraların yok oluşu, sadece imar rantı içindi. Yeşil feracesine bürünen toprak, çok yakında betonla doldurulacak ve ofis adı altında deniz manzaralı villalar yükselecekti bahtsız bağrında. Sadece gözlerde değil kulaklarda, ellerde, ayaklarda…
İlk zeytin ağacının köküne dokunduklarında, incecik yaprakları, duygulu bir ses çıkarmaya başlamıştı sanki. Küçük bir uğultu yükseliyordu gökyüzüne. Bir insanın beli kalınlığındaki gövdesi, şahit olduğu yılların anılarını kaybetmemek ve inadına tutunabilmek için, bütün kökleriyle güçlü bir biçimde sarılıyordu kadim toprağına. Zeytin ağacı ile toprak birbirlerine sevdalılarmışçasına toprağa tutunuyor, iş makinası ise bu sevdalıları ayırmak için keskin dişlerini büyük bir hınçla geçiriyordu toprağın kara bağrına. Bu zeytin ağacının gölgesinde, kim bilir kaç işçi soluklanmış, azık açıp yemek yemiş, Ege’nin maviliğini seyretmişti doyasıya. Kaç at bağlanmıştı da hasat edilen zeytinler sırtlarına konulup zeytin fabrikalarına götürülmüştü. Kim bilir kaç aile peynir ve bakla ile öğle yemeği yemişti dallarının gölgesinde. Keşke dile gelse de anlatabilseydi yıllar boyu nelere şahit olduğunu… Bütün bu hatıraların yok oluşu, sadece imar rantı içindi. Yeşil feracesine bürünen toprak, çok yakında betonla doldurulacak ve ofis adı altında deniz manzaralı villalar yükselecekti bahtsız bağrında. Sadece gözlerde değil kulaklarda, ellerde, ayaklarda…
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 264,00 | 264,00 |